CUMA HUTBESİ
Oruç Hâlinin Devam Etmesi
03 Nisan 2025
Kıymetli Kardeşlerim!
Yüce dinimiz İslam’ın emir ve tavsiyelerine uyarak, haram ve günahlardan kaçınarak, takva ehli, kâmil bir mümin olabilmek için önemli bir fırsat olan ramazan-ı şerifi yaşadık, bayramı idrak ettik, kulluk bilinci ve şuurunu zirveye taşıma hususunda azami gayret gösterdik. Ancak ramazan ayı sona erse de kulluğumuz ve ibadetlerimiz bir ömür boyu devam etmelidir. Nitekim hutbemizin başında okuduğumuz âyet-i celîlde Yüce Allah, “Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki takva sahibi olasınız!”[1] buyurmaktadır. Müslüman, sorumluluk ve mükellefiyetini sadece ramazan ayı ile sınırlandırmamalıdır. Ramazan ayının sona ermesiyle, üzerindeki elbiseyi çıkarır gibi manevi hayatından, ulvi kazanımlarından sıyrılıp gaflet gömleğine bürünmemelidir. Bir mütefekkirin deyimiyle; hac Mekke’den dönünce, namaz camiden çıkınca, oruç ise ramazan bitince başlar. Yani edindiğimiz güzel alışkanlıklar aslında ramazan sonrası içindir.
Muhterem Müslümanlar!
İhlas ve samimiyetle Rabbimizin rızasını kazanma, Onun emir ve yasaklarına uyma hususunda azami gayret gösterelim. Ramazanda namazlarımızı cemaatle camide kılmaya özen gösterdiğimiz gibi yine özenle cemaate devam edelim. Kur’an tilavetlerimizi, ihtiyaç sahiplerine yardımlarımızı kesintisiz sürdürelim. Hastaları, akraba, komşu ve arkadaşlarımızı ziyaret etmeyi de ihmal etmeyelim. Cami ve cemiyetlerimize sahip çıkalım, birlik ve beraberliğimizi her daim sürdürelim. Daima birleştirici olalım. Asla ayrıştırıcı olmayalım. Cami ve cemiyetlerimizin manevi ikliminden kendimizi ve ailemizi mahrum bırakmayalım.
Değerli Müminler!
Yüce Rabbimize kulluk şuurunu hayatımızın her anına ve alanına, söylem ve eylemlerimize hâkim kılmanın gayreti içinde olalım. Müslüman kimliğimizi ve saygınlığımızı zedeleyen, insan onuruyla bağdaşmayan her türlü yanlış söz, tutum ve davranıştan uzak duralım. Unutmayalım ki dünyamızı mamur, ahiretimizi cennet kılacak ve Rabbimizin rızasını kazandıracak olan imanımız/inancımız, salih amellerimiz, güzel ahlakımız ve sorumluluk bilincimiz olacaktır.
Allah’a teslimiyetimizin göstergesi, Ona olan imanımız ve inancımızdır. Kulluk vecibelerimiz olan ibadetlerimiz iman ve inancımızı diri tutar. Güzel ahlakımız ise imanda yükselmeye vesile olur. O hâlde, kalbimize ferahlık veren ve kalbimizi mutmain kılan, ruhumuzu huzura kavuşturan, ömrümüze bereket veren ibadetlerimizi hakkıyla eda edelim, bir ömür sürdürelim. Dinimizin emrettiği helal ve haram ölçülerine uyalım. Sözlerimize, tutum ve davranışlarımızın tamamına İslam ahlakını yansıtmanın gayretinde olalım. Bir önceki cuma hutbemizde de belirttiğimiz üzere, Efendimizin tavsiye ettiği ve tuttuğumuz takdirde bir yıla denk oruçlu sayılacağımız şevval orucunu ihmal etmeyelim.
Kıymetli Müslümanlar!
Ramazan-ı şerif ayında kuşandığımız takva, adalet, ahlak, iyilik, merhamet ve dürüstlük gibi erdemleri her daim sürdürerek; birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi daha güçlü kılalım. Yalan, gıybet, dedikodu, iftira, suizan gibi her türlü kötülükten kaçınalım. Hutbemizin başında okuduğumuz hadîs-i şerifin mealiyle bitirelim: Hz. Âişe (r. anha) annemizden rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.)’e, “Allah katında amellerin en sevimlisi hangisidir?” diye soruldu. Resûlullah (s.a.v.), “Az da olsa devamlı olanıdır.”[2] buyurdu.
Cumanız mübarek olsun. Allah’ın rahmeti, mağfireti, lütuf ve inayeti üzerinize olsun.
[1] Bakara suresi, 2:21
[2] Müslim, Müsâfirîn, 216