Muhterem Cemaat!
Aslında alışılageldiği üzere, hayatımızı maddi ve manevi diye ikiye ayırmamız mümkün değildir. Zira her ikisi birbirini tamamlamaktadır. Dolayısı ile bugünkü hutbemizde ele alacağımız umre ibadetinin, hayatlarımızı nasıl etkilemesi gerektiğinden bahsetmek daha doğru olacaktır.
Değerli Müslümanlar!
İnsan, dünyaya gelmeden önce nerede doğacağına, nerede hayatına devam edeceğine ve hangi milletten olacağına karar veremez. Bundan dolayıdır ki, Müslüman her nerede dünyaya gelirse gelsin, her nerede yaşarsa yaşasın, şartları ne olursa olsun Allah’a kul olmakla, dolayısıyla kul olma yükümlülüğünü yerine getirmekle mükelleftir. Bugün, yaşadığımız ülkeler, belki İslami değerlerle uyuşmayan ülkeler olabilir. Ancak bizler, Müslüman olarak, noktasıyla ve virgülüyle bizlere örnek olan Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in yolundan giderek Müslümanca yaşayabiliriz. Zaten Müslümanca yaşamak zorundayız.
Muhterem Müslümanlar!
İçimizde sosyal medyayı, interneti kullanmayan, spor-futbol muhabbetine kapılıp da yapılması gereken pek çok şeyi ertelemeyen kimse var mıdır acaba? Belki birkaç kişi “ben” diye cevap verse bile, bunlar artık hayatımızın gerçekleri olmuş, hatta bazen tiryakilik derecesinde bir alışkanlık, bir bağımlılık hâline de gelmiştir. Bağımlılık ise bir nevi hastalıktır.
Muhterem Müslümanlar!
Bu dünyada yaptığımız hiçbir şey karşılıksız kalmayacaktır. İyilik de yapsak kötülük de yapsak, bu yaptıklarımızın hepsi kıyamette önümüze konulacaktır. Ayette şöyle buyurulmaktadır: “O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır. Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir.”
Muhterem Kardeşlerim!
Yüce Rabbimiz, Tevbe suresinin 128. ayet-i kerimesinde, Peygamber efendimizi tarif ederken; “Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.“ diye buyurmaktadır. Yine Kuran-ı Azimüşşanda, Rasulullah (s.a.v.)’e hitaben, “Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” denilmiştir.
Muhterem Müslümanlar !
Kur’ân-ı Kerîm’de: "(Ey Resulüm!) Nefsânî arzularını kendisine ilah edinen kimseyi gördün mü? Artık ona sen mi vekil olacaksın?"[1] buyurularak, nefsinin peşinden giden kimselerin kurtuluşa eremeyeceği dikkatimize sunulmuştur. Yine bu manada olmak üzere Efendimiz (s.a.v.) de, “İnsanın helakine sebep olan şunlardır: Kendisine itaat edilen cimrilik, hep peşinde koşulan hevâ ve kişinin kendini beğenmesidir.”[2] buyurmuşlardır.
Muhterem Kardeşlerim!
İnsan günah işlemeye meyillidir. Çünkü şeytanın ve kötülüğü emreden nefsin aldatmalarına kolayca kanabilir. Fakat, Rabbimiz bize tevbe gibi bir çıkış yolu, bir kurtuluş kapısı da hazırlamıştır. Tek iş bu yoldan gitmek, bu kapıdan geçmektir. Günahların affedilmesi için yapılan duaya, amele, gayrete tevbe denir ki, en güzeli de tevbe-i nasûh diye tanımlanır. Tevbe-i nasûh: En samimi bir şekilde günahlar için Rabbimizden özür dilemek ve bağışlanma niyaz etmektir. Bunun bir işareti, bir daha da günah işlememek, günaha giden yola bile uğramamaktır.
2011 yılından beri IGMG Genel Başkan Yardımcılığı ve İrşad Başkanlığı görevini yürütmekte olan Celil Yalınkılıç IGMG tarafından yürütülen irşad çalışmalarının koordine ve takibinden sorumludur. Yalınkılıç, 1 Mart 1968 Gümüşhane/Türkiye doğumludur. İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamladıktan sonra Mısır Ezher Üniversitesi Din Usulü (Usûli’d-dîn) Fakültesi Hadis Bölümünden 1992 yılında mezun oldu ve aynı yıl Almanya’ya geldi. 1993-2011 yılları arasında Mannheim Fatih Camiinde İmam-Hatip ve Şube Başkanı olarak görev yaptı. Yalınkılıç, evli ve iki çocuk babasıdır.
Celil Yalınkılıç ist seit 2011 stellvertretender IGMG-Vorsitzender und Leiter der Irschadabteilung (religiöse Wegweisung). Yalınkılıç kam am 1. März 1968 in Gümüşhane (Türkei) zur Welt. Nach dem Abschluss der Grund- und Mittelschule und des Gymnasiums in Istanbul absolvierte er 1992 sein Studium im Fachbereich Hadith an der Fakultät für Islamische Wissenschaften der Al-Azhar Universität (Ägypten). Im selben Jahr kam er nach Deutschland. Von 1993 bis 2011 war er als Imam und Vorsitzender der Fatih Moschee in Mannheim tätig. Yalınkılıç ist verheiratet und Vater von zwei Kindern.
Kontakt
İRTİBATCONTACTKONTAKT
ADRESADRESSE
Islamische Gemeinschaftİslam Toplumu Millî Görüş e.V.
İrşad BaşkanlığıIrschadabteilung
Colonia-Allee 3
D-51067 Köln
TELEFON
+49 221 - 94 22 40 - 640
FAKSFAX
+49 221 - 94 22 40 - 101
MAİLMAIL
irsad(at)igmg.org
cyalinkilic(at)igmg.org
İNTERNETINTERNET
www.igmg.org
SUCHE
SUCHE
SEARCH
ARA
Wie viele Websites benutzt auch IGMG Cookies, um Ihnen das beste Erlebnis auf unserer Website zu ermöglichen. Wenn Sie Ihren Besuch auf unserer Website fortsetzen, sind Sie mit dem Gebrauch von Cookies einverstanden. Weitere Infos
This website uses cookies to improve your experience while you navigate through the website. Out of these cookies, the cookies that are categorized as necessary are stored on your browser as they are essential for the working of basic functionalities of the website. We also use third-party cookies that help us analyze and understand how you use this website. These cookies will be stored in your browser only with your consent. You also have the option to opt-out of these cookies. But opting out of some of these cookies may have an effect on your browsing experience.
Necessary cookies are absolutely essential for the website to function properly. This category only includes cookies that ensures basic functionalities and security features of the website. These cookies do not store any personal information.
Any cookies that may not be particularly necessary for the website to function and is used specifically to collect user personal data via analytics, ads, other embedded contents are termed as non-necessary cookies. It is mandatory to procure user consent prior to running these cookies on your website.